Basın Açıklamaları
"BAĞIMLILIK" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMAMIZ
Strateji Geliştirme ve Planlama Derneği olarak yaptığımız araştırmada elde ettiğimiz veriler ne yazık ki toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık türlerinin her geçen gün arttığını ve etkilerinin derinleştiğini göstermektedir. Başta alkol, sigara, uyuşturucu madde ve dijital bağımlılık olmak üzere bağımlılığın her türünün bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilediği, aile yapısını zedelediği ve toplumsal dengeleri bozduğu görülmektedir. Hazırlamış olduğumuz rapor, bu bağımlılık türlerinin Türkiye genelinde ulaştığı boyutları açıkça ortaya koymaktadır. Elde edilen veriler, özellikle gençler ve çocuklar arasında riskin ciddi düzeyde arttığını göstermektedir. Sigara, uyuşturucu ve alkol kullanımı erken yaşlara kadar inerken bağımlılık vakalarında artış gözlemlenmektedir. Dijital bağımlılık ise, özellikle çocuklar ve ergenler arasında yaygınlaşmakta, sosyal ilişkileri zayıflatarak akademik başarıyı düşürmekte ve her geçen gün bireyleri yalnızlaştırmaktadır. Bağımlılıklar yalnızca bireyin sorunu değil, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Bu konuda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları ve ailelerin birlikte hareket etmesi problemin çözümünü kolaylaştıracaktır. Özellikle önleyici çalışmaların artırılması, toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılması ve rehabilitasyon hizmetlerinin erişilebilir kılınması bağımlılık ile mücadelede hayati önem taşımaktadır. Hazırlanan bu raporda temel amacımız sadece sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunlara karşı etkili ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Unutulmamalıdır ki bağımlılıkla mücadele, en değerli varlığımız ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı dolayısıyla geleceğimizi koruma mücadelesidir. Bu mücadelede herkesin sorumluluğunun olduğunu hatırlatmak isteriz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
SAGEPDER Başkanı
KADINLARIMIZIN ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN MİZAH KONUSU OLMASINI ESEFLE KINIYORUZ
AKRAN ZORBALIĞI" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMAMIZ
Okul koridorlarında fısıltıyla başlayan bir söz, sosyal medyada atılan bir mesaj… Akran zorbalığı her geçen gün daha görünmez, ama daha yıkıcı hale getirmektedir. Her çocuk güvenli bir ortamda büyümeyi hak etmektedir. Ancak birçok çocuk, arkadaş ortamında dışlanmakta, alay edilmekte, psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Bu bir “şaka” değil; bu, bir çocuğun iç dünyasında açılan derin bir yaraya neden olmaktadır. Bu nedenle akran zorbalığına karşı sıfır tolerans le, tüm kurum ve kuruluşlar, aileler ve toplumun her kesimi bu konuda birlikte hareket ederek çocuklarımızın yanında olmak, onları dinlemek ve korumak hepimizin sorumluluğudur. Çünkü bir çocuğun hayatını değiştirmek, geleceği değiştirmektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
SAGEPDER BAŞKANI
"POLİS TEŞKİLATIMIZIN 179. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMAMIZ
Polis Teşkilatımızın 179. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı günde, ülkemizin dört bir yanında, zorlu koşullar altında görev yapan emniyet teşkilatımızın mensuplarına şükranlarımızı sunuyoruz.
Milletimizin huzuru, güvenliği ve kamu düzeni için çalışan polislerimiz, 7 gün 24 saat büyük bir fedakârlıkla terörle mücadeleden trafik denetimlerine, asayişten uyuşturucu ile mücadeleye kadar pek çok alanda büyük bir özveri ile görev yapmaktadır.
Ancak bu anlamlı günde, polislerimizin yaşadığı sorunlara da dikkat çekmek gerektiğine inanıyoruz.
- Uzun ve düzensiz çalışma saatleri
- Personel yetersizliği
- Özlük hakları
- Ekonomik zorluklar
- Psikolojik destek
Gibi temel problemler, polis teşkilatımızın moral ve motivasyonunu bozmakta ve verimliliği olumsuz etkilemektedir. Polislerimizin yaşadığı bu sorunların çözülmesi, toplumsal huzur ve güven açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu vesileyle, görevi başında şehit olan kahraman polislerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; görevde olan tüm polislerimize sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyoruz. Türk Polis Teşkilatımızın 179. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
SAGEPDER BAŞKANI
"YOLSUZLUKLA MÜCADELE" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMAMIZ
Ülkemizde, geçmişten bugüne ortaya çıkan birçok yolsuzluk vakası, ne yazık ki ekonomik kalkınmayı sekteye uğratmış, toplumsal adaleti zedelemiş ve vatandaşların devlete olan güvenini sarsmıştır. Kamu kaynaklarının etkin kullanımını olumsuz etkileyen yolsuzluk, toplumun refah düzeyini düşürmektedir. Bu sorunların temelinde, etkin yasaların, etkili denetim mekanizmalarının ve ağır yaptırımların eksikliği yatmaktadır. Yolsuzluk ile mücadele kararlı bir irade, kapsayıcı reformlar ve yolsuzluğa zemin hazırlayan koşulların ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Bu nedenle;
- Kamu ihaleleri ve kamu harcamaları şeffaf olmalı, bağımsız denetim organları tarafından denetlenerek vatandaşların erişebileceği açık bir veri tabanında paylaşılmalıdır.
- Mevcut denetim birimleri güçlendirilmeli ve siyasi baskılardan bağımsız hale getirilmelidir.
- Yolsuzluk yapan kişi ve kurumlara yönelik cezalar caydırıcı hale getirilmeli, soruşturmalar şeffaf ve tarafsız bir şekilde kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir. Bunun için gerekli olan güçlü bir hukuki altyapı oluşturulmalıdır.
- Halkın gördüğü, bildiği yolsuzlukları şikâyet etmesi teşvik edilmeli ve bunun için güvenli ihbar hatları kurulmalıdır.
- Kamu görevlileri ve Siyasi Aktörler için etik eğitimleri zorunlu hale getirilmeli, Siyasi Partiler için etik yasası çıkarılarak etik ihlallerine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
- Medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının yolsuzlukla mücadele etmesi, araştırmalar yapması ve bunları kamuoyu ile paylaşması yasal güvence altına alınmalı, baskı ve sansüre karşı hukuki tedbirler uygulanmalıdır.
Unutulmalıdır ki yolsuzluk ile mücadele hem devletin hem de toplumun ortak sorumluluğudur. Bu kapsamda şeffaf, adil ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı ile bir taraftan yolsuzlukla mücadele kararlı bir şekilde yürütülürken diğer taraftan da gerekli olan yasal altyapılar oluşturulmalıdır. Herkes şunu bilmelidir ki sorunun çözümü, sinekleri öldürerek değil, bataklığı kurutmakla mümkündür. Millet, iktidar ve muhalefetin kavga yerine işbirliği içerisinde, ortak akıl ile ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi birçok problemini çözmesini beklerken, toplumun kutuplaştırılması kimseye fayda sağlamayacaktır. Millet, siyasi aktörlerin problemin değil, çözümün bir parçası olmasını beklemektedir. Çözümün parçası olmayanların şikâyet etme hakkı bulunmadığını kamuoyuyla paylaşıyor, saygılarımı sunuyorum.
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
SAGEPDER Başkanı
"TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK ORANININ DÜŞÜŞ NEDENLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMAMIZ
Son yıllarda Türkiye’de doğurganlık oranlarında belirgin bir düşüş gözlemlenmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, doğurganlık oranı sürdürülebilir nüfus düzeyi olarak kabul edilen 2,1 seviyesinin altına düşmüştür. Bu durum, sosyal, ekonomik ve demografik alanlarda önemli etkiler yaratma potansiyeline sahiptir.
Düşüşün Temel Nedenleri
- Ekonomik Faktörler: Yüksek yaşam maliyetleri, konut ve eğitim masraflarının artışı, çiftlerin çocuk sahibi olma kararlarını ertelemelerine veya sınırlamalarına yol açmaktadır.
- Kariyer ve Eğitim Öncelikleri: Özellikle kadınlar arasında eğitim seviyesinin yükselmesi ve kariyer hedeflerinin artması, doğurganlık oranlarında azalmaya neden olmaktadır.
- Toplumsal ve Kültürel Değişimler: Geleneksel aile yapısının değişmesi, evlilik yaşının yükselmesi ve bireysel yaşam tercihlerinin artması doğurganlık oranlarını olumsuz etkilemektedir.
- Sağlık ve Üreme Hizmetlerine Erişim: Üreme sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan eksiklikler ve doğum sonrası destek mekanizmalarının yetersizliği, doğurganlık oranını düşüren faktörler arasında yer almaktadır.
Çözüm Önerileri
- Ekonomik Destek Programları: Ailelere doğrudan mali destekler, çocuk bakım yardımları, eğitim bursları ve konut kredisi avantajları sunulmalıdır.
- Kadın İstihdamını Destekleme: Esnek çalışma saatleri, doğum izni süresinin artırılması ve iş-yaşam dengesini sağlayan politikalar hayata geçirilmelidir.
- Aile ve Üreme Sağlığı Hizmetleri: Ücretsiz doğum hizmetleri, üreme sağlığı eğitimi ve doğum sonrası destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
- Toplumsal Bilinçlendirme Kampanyaları: Aile değerlerini teşvik eden ve çocuk sahibi olmanın sosyal önemini vurgulayan eğitim ve farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir.
- Evlilik ve Çocuk Sahibi Olmayı Teşvik Eden Politikalar: Genç çiftlere evlilik destekleri ve düşük faizli kredi imkanları sunulabilir.
Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için doğurganlık oranlarının artırılmasına yönelik kapsamlı ve uzun vadeli politikaların uygulanması hayati önem taşımaktadır. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliği ile gerçekleştirilecek bu adımlar, Türkiye’nin demografik yapısını dengeleyerek toplumsal refahı artıracaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
"MEMUR MAAŞLARI" ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMASI
SAGEPDER (Strateji Geliştirme ve Planlama Derneği) olarak, 2025 yılı için asgari ücretliler, emekliler, memurlar ve işçilere yapılacak zam artışlarının, sadece temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik değil, aynı zamanda insanca bir yaşam sürmelerini sağlayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Milyonlarca vatandaşımızın hayatını doğrudan etkileyecek zam oranları, sadece geçim derdini hafifletmekle kalmamalı, aynı zamanda insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını da garanti etmelidir. Son üç yıl içinde ekonomik dengeler ciddi bir şekilde bozulmuş, enflasyon artmış ve yaşam maliyetleri ulaşılabilirliğin ötesine geçmiştir. Bu süreçte, asgari ücret, emekli maaşları, kamu çalışanlarının maaşları ve işçi ücretlerinin alım gücü düşmüş ve bu durum vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamada ciddi sıkıntılar yaşamasına neden olmuştur. Ne yazık ki son dönemlerde geçim sıkıntısı, sadece maddi değil, manevi bir yük haline gelmiş, birçok aile çocuklarının eğitim masraflarını, sağlık giderlerini ve diğer günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanır hale gelmiştir. Bununla birlikte birçok aile gıda, barınma ve enerji gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kalmıştır.
SAGEPDER olarak, nüfusun yaklaşık %35-40’ını oluşturan çalışanlarımızın insanca bir yaşam sürdürebilmesi için yapılacak zam oranlarının, yalnızca sayısal verilere dayalı değil aynı zamanda piyasa koşulları ve alım gücü de göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle, çalışanları temsil eden sendikaların, zam artışlarının herkesin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak ve insanca bir yaşam standardı sunacak şekilde yapılması gerektiğine dair taleplerini destekliyor ve hükümetin bu konuda gerekli hassasiyeti göstererek gereğini yapacağına inanmak istiyoruz.
Saygılarımla
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
SAGEPDER Başkanı
"10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ" VESİLESİYLE YAPTIĞIMIZ BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Mensubu Arkadaşlar,
Sizler, toplumun gözü, kulağı ve vicdanısınız. Gerçekleri araştırarak topluma doğru bilgiyi sunmak için yürüttüğünüz özverili çalışmalarınız takdire şayandır. Görevinizi yerine getirirken karşılaştığınız zorluklara rağmen, gerçekleri öne çıkarmaya çalışırken aynı zamanda tarafsız, dürüst ve etik değerleri ön planda tutarak toplumun güvenini kazanmış önemli bir meslek grubunun da mensuplarısınız.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, siz değerli basın mensubu arkadaşlarıma sağlık, mutluluk ve başarı dolu nice yıllar diliyor, yolunuzun aydınlık ve bilgi dolu olmasını temenni ediyorum.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Mehmet ÇAVAŞ
Strateji Geliştirme ve Planlama Derneği Başkanı
